Yavru Vatan Denen Paralel Evren IV – Acilen Beni Ara

2 Eylül 2012

Her sabah olduğu gibi bu sabah da erken kalkan ben oldum. Yemeğe çok para harcadığımız için çıktım Kıbrıs’ın gözbebeği olan Lemar Marketler Zinciri’ne yürüdüm. 5 paket hellim, bir kalıp salam, bir kilo da sarı domates aldım. (Buradaki domatesler sarı renkliler) Eve döndüm, bunlarla bir yemek yaptım. Yemekten sonra belki Canan onlinedır konuşuruz diye facebooka girdim halam mesaj atmış. “Fc acilen beni ara” of acaba bu sefer ne bok yedim diye düşünüp aradım. Kötü bir şey yapmamışım iş için acilen İzmir’e gitmem gerekiyormuş. Gidip biletimi değiştiriyorum. Pegasus ofisinde Amy Winehouse’un açık tenli, kıvırcık saçlı ve hamile  hali fazladan 170 tl istiyor. Biraz gözyaşı dökünce 100’e iniyor. Ah bu Amy Winehouse’a benzeyen kadınlar… Teşekkür edip çıkıyoruz.

Özer’in, burada yaşan memleketten arkadaşları var bugün onlara gideceğiz. Başlıyoruz otostop çekmeye, bu sefer biraz vakit alıyor. Arabada Cem Karaca çalıyor. “Sen naptın, nerelisin” muhabbetlerinden hemen sonra şarkının bitmesine izin vermeden adam “Benim de bu adamla rakı içmişliğim vardır.” diyor. “Aman abi anlat.” diyoruz. “Karpaz’da bir kankisi vardı bunun her sene bir ay gelir o kankisinde kalırdı. Biz de bir gün içtik beraber.” dedi. Biraz “Büyük sanatçıydı bunlar, şimdikiler öyle mi?” muhabbeti yapıp kaçtık. Özer’in arkadaşı koccaman villada yaşıyor. Çok garip memleket burası. Devasa palmiyelerle dolu kocaman bir bahçesi olan müthiş bir villanın kirası ayda 1000 TL civarında. Aynı parayla Kıbrıs’ta max 150 tane tost alabilirsiniz.

Çok güzel palmiyeli bahçede mangalı yakarken aklıma geldi ben burayı yakacaktım. Sonra düşündüm, ilk gün konuştuğum orta yaşlı çift “Bizim amacımız güneyle birleşmek biz barış istiyoruz.” dediğinde buraya sempati beslemeye başlamıştım. Şimdi ben tutsam yaksam politik sebeplere bağlanacak boşuna güney ile kuzeyin arası açılacak, hoş olmayacak iyisi mi yakmayayım dedim.

Mangalı yakarken uzaklardan bir Santana (Maria Maria) duydum. Çok önemsemeden görev adamı bilincimi koruyarak mangallı yellemeye devam ettim. Ardından bir Eric Clapton (Wonderful Tonight) gelince duramadım yelleme kartonumu ve maşamı Özer’e emanet edip ses doğru yürümeye başladım. Sese doğru gidince bir düğün alanıyla karşılaştım. Düğün alanında Roll Dergisi’nde okuduğum bir 80’ler muhabbetiyle karşı karşıyaydım. Türlü düğün şarkıları çalması için çağrılan grup araya bir Santana, bir Eric Clapton sıkıştırıp kendini de eğlendirmesi, düğün insanlarını biraz daha güzel müzikle yüzyüze bırakması durumu. Düğün grubunuz biraz uzaktan izleyip mangalıma, görev alanıma döndüm. Zaten Wonderful Tonight da grubun son şarkısıymış. Düğünü erkenden sonlandırdılar.

Akşam Kıbrıslılarla oturup 17 TLlik rakının tadını çıkarttık. Ben bir ara müziğe müdahale etmek için bilgisayar başına oturdum, oturmuşken şöyle bir facebooka bakayım diyip bütün gece Özer’i Kıbrıslılarla masada bırakıp Canan’la muhabbete daldım. Saatler sonra Özer “Hadi hacı kalkıyoruz.” diyip masadan kaldırınca eve döndük. Bu arada nereden geldiyse Metallica’dan Nothing Else Matters çalıyordu, Özer’in bir arkadaşı kumar anılarını anlatıyordu ve bütün erkekler üst taraflarını soymuş öyle oturuyordu. Kalktık, eve döndük, uyuduk. Bu gece kabus görmedim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: