Monthly Archives: Haziran 2013

Geleli 2 Hafta Oldu, Top Oynadım

1004020_662333417114966_177804960_n

Andrea


Günlerden pazar, saat olmuş 11.45 falan, sizin orada 12.45 ne yapacağım hiçbir fikrim yok, twitterda Pride fotoğraflarına falan bakıyorum. Kahvaltıda ne yesem onu da bilemedim, karar versem ineceğim aşağı. Neyse mal mal otururken bir telefon

-Ciao Andrea

-Di dove sei?

-(Di dove sei dedi lan nerelisin demek değil mi? Nereli olduğumu sormak için mi aramış? alalah) Ha?

-Where are you? (Where are you’dan sonra müthiş İtalyanca döktürdük. Orayı Tercüme edip yazıyorum kaçınız İtalyanca biliyor ki sonuçta)

-Haa odamdayım işte otelde takılıyorum öyle.

-Tamam balkona çık (Balkona çıkıyorum, oğluyla karşımda duruyorlar)

-Bekle kanka geliyorum (Aşağı indim, üzerimde de şansa Maradona tshirtü var)

-Maradona’yı da çekmişsin hadi hemen hazırlan Milano’ya gidiyoruz.

-Niye la?

-Top oyniycaz.

-Ama eeeaaaeeooo (Ayakkabı kelimesini bilmediği için ayakkabılarına bakıp eeaoaoeoae diyor)

-Siktiret onu çözeriz hadi kop gel.

Hemmen çıkıyorum, şort tshirt havlu şampuan falan ne lazımsa kapıp aşağı iniyorum. Yemek yiyip yola koyuluyoruz. Biraz vaktimiz var Andrea bana biraz Milan gezdiriyor. Bir ev var bahçesi hep flamingo falan oraya gidiyoruz sonra da stada.

Takımla hemen kaynaşıp sağ açıkta yerimi alıyorum. Mevkimi korumaya çalışıyorum. Diğer defansçılara bakıyorum, bir tanesi her

943257_662333377114970_914777302_n

Patates değil Blackberry

baktığımda “Saliiii saliiiii” diye bağırıyor. Kanka bilmiyorum ki Sali ne demek? İleri mi diyo, geri mi diyo, daha açıkta bekle mi diyo? Neyse ilk yarı bitince gittim sordum “Sali ne” dedim “Up” dedi. İleri demek istiyor herhalde.  Sonra “Largo” diyorlar o da “Large”dan geliyor diye düşündüm, “Geniş oyna, daha açıkta kal” demek istiyorlar bence. Bir de topu ayağıma aldığımda çivaaa çivaaa diyorlardı onun ne demek olduğunu hiç anlamadım. Yürü mü diyorlar pas mı istiyorlar. Uf bu İtalyanlar çok konuşarak oynuyor. Biraz susun da bilekleriniz konuşsun be aaaa.

Neyse biz maçı 4-1 kaybettik. Gollerin birinde net hatam vardı. Ama bizim golümüzde de net rolüm vardı. (Topu kaptım, pas attığım adam ceza sahası içinde düşürüldü penaltı) Maçtan sonra sangria içtik, goygoy yaptık falan. Bu arada İtalya da Uruguay ile maçına bizimle aynı anda başlamıştı. Bizim maç bittiğinde onlarınkinin de bitmesine az kalmıştı. O sırada arka arkaya iki tane müthiş frikik golü gördük. Sonra kalktık gittik işte.

Ben yazmaya şey için başlamıştım. İtalya’da ucuza yaşama rehberi gibi bir şey yazacaktım maç muhabbetine daldım. Neyse çok harcamayın işte. Dikkat edin. Şimdi çok zor geliyor öyle sıkıcı şeyler yazmak.

Ya o değil de net söylüyorum bakın dikkat çekmek için büyük harflerle yazıyorum TOSCANA İTALYA’NIN GAZİANTEPİDİR. Hatta iddiamı büyütüyorum. TOSCANALILAR TOSCANA’YA GAZİANTEP’TEN GÖÇMÜŞTÜR. ASLINDA TOSCANALILAR GAZİANTEPLİDİR. YA DA TAM TERSİ.

1043943_662333477114960_1650584218_n

Allahım böyle güzel yemek olmaz. Olamaz. Çok güzel yani yemekleri. Ama sırf o yüzden demedim bu arada. Mesela 2 euro veriyorsun, 1 kadeh şarap alıyorsun. Açık büfe var takıl istediğin kadar. Koymuşlar büfenin başına bir teyze ye evladım ye evladım diye zorla ağzıma sokuyor adını bilmediğim bir sürü güzel yemeği. Tamam teyzem yiyorum bak falan diyorum yok zorla önüme koyuyor. Daha tabağın yarısı bitmeden içeriden yenilerini getiriyor. Ulan zaten sana verdiğim para 2 euro, karşılığında da bir kadeh çok çok güzel şarap vermişsin bana, hâlâ niye zorla yedirmeye çalışıyorsun. Bırak yersem yerim. Bu duruma ben başka cevap bulamadım. Toscanalılar Gaziantepli olmasaydı bunlar olmazdı.

 

Etiketler , , , , , , , , , , , , , , , ,

Lecco’dayım

İtalya’da ikinci haftayı deviriyorum

Denemediğim 1 - 2 çeşit kaldı

Oysa buraya gelirken tam şu şekildeydim

Burada yeni birtakım hobiler edindim. Nasıl olduğunu hiç anlamadan kendimi 80’ler Hip Hopının içinde yuvarlanırken buldum. Bütün gün odada crazy motherfucker diye bağıran zenciler dinliyorum.

Birkaç arkadaş edindim. Dün pizza yiyip iş yeri dedikodusu yaptık. (İtalyanca’da “Eh pizza xxx” demek “Eeeeh xxx’ten de gına geldi ha” demek)

O değil de dili öyle bir kaptım ki her konuştuğumda şaşırıyorum. Dün kankam Andrea ile 5 dakika durmadan konuştum. Anlattıklarıma ben şaşırdım. İlk günler sıkılıyordum ama şimdi iyiyim. Ama bilge bir kardeşimizin dediği gibi

Vakit harcayıp bu blogu okuyan herkesten aro.

Ha az kalsın unutuyordum 80’ler hip hopundan sizlere mesaj getirdim (Çok kötü şarkı ama mesaj kaygısı işte):

Etiketler , , , , , , , , , , ,

İtalya’ya Geldim

Napıyonuz? Siz memleketi kurtaradurun ben bırakıp İtalya’ya geldim. Gezi blogum olduğu için de bir şeyler yazayım dedim.

Lecco diye bir şehirdeyim şimdi. Ağustos’a kadar da buradayım. Gündüzleri sabah 8 akşam 5 çalışıyorum. Akşamları da Lecco’da yapacak hiçbir şey olmadığı için öyle mal mal yürüyorum. Lecco dediğimiz yerin müthiş bir doğası var. Önümde göller, ırmaklar falan arkamda desen Alp Dağları’nın başlangıcı… (Buradakiler de Pre Alpi diyorlar) Geleli bir hafta oldu, bir haftadır işten çıkıp, göl kenarında yürüyorum işte. Burada herkes köpek gibi spor yapıyor. En sevdikleri sporlar sırasıyla bisiklet, koşu, kano ve dağcılık sanırım. Bisiklete nasıl biniyorlar anlatamam. 100 yaşında dedeler altlarında kumaş pantolon, üstleri çıplak vızır vızır geziyor. Gençlerin de hepsi Tour de France’a katılmış gibi tam takımı çekmiş mayosu, taytı, kilitli ayakkabısı, altlarında Cippoliniler, Specializedlar, Trekler yaldır yaldır geziyorlar. İlk geldiğim gün gece kıyafetiyle, yüksek topuklusuyla bisiklete binen bir kadın bile gördüm… Onun haricinde bayağı koşan var işte. Ben de öküz gibi yediğim için arada bir koşuyorum. 10 dakika sonra tıkanıp yürüyerek otele dönüyorum.

Bugün benim doğum günüm. Otel odasında oturmuş, İstanbul’la ilgili gaz gaz videolar izliyorum. Normalde odada oturmuyorum. Bir tane balkonum var kocaman göl manzaralı, arkada da verandam var dağ manzaralı ikisinden birinde otururum ama bu gece hava yağmurlu. İnsan doğum gününde tek başına oturunca biraz keyifsiz oluyor. Keyifisiz yazıyorum o yüzden.

Neyse yediklerimden bahsedeyim. Dur önce teker teker sayayım neler yedim.

Pizza: Geldiğim günden beri 10 çeşit falan yemişimdir. Hepsi ayrı güzel. İlk geldiğim gece bir pizzacı bulup mantarlı pizza söyledim. İlk lokmamda “Tamam hacı” dedim “Buraya yerleşilir”. Nasıl yerleşirim hesapları yaparken karnım doyunca fikrim değişti ama ilk lokmada ciddi kararlıydım. Oturduğum yerden sağa sola bakıp evlenecek bir kız arıyordum.

Lazanya: Kıymalısının çok bir olayı yok. Yani var gayet güzel de asıl lazanya o değilmiş yıllardır kendimizi kandırmışız. Bunun sebzeli olanı var. Vejetaryen lazanyası. ALLAHIM SANA GELİYORUM dedirtiyor insana. Üzerine parmesan dökünce bir de… Ağır yemek sevenler varsa aranızda iskender miskender hikaye bakın gerçekten. Etsiz bir yemeği etlisine tercih edeceğimi düşünmezdim ama böyle oldu. İşin fenası restoranda yemedim ben bu yemeği. Restoranda yesem kapılarında köpek olurdum ama evde yedim ve bir daha o kadar güzel bir şey yiyebilecek miyim bilmiyorum 😦

Spagetti: Penne al pesto (hani yeşil yeşil olan. üzerine parmesan dökülüyor on üzerinden dokuz). Spaghetti alla vongole (Vongole yani midye. Fena değil on üzerinden yedi) Bu ikisinden başka denemedim. Denersem yazarım.

Parmesan desen zaten seks.

Neyse sıkıldım, başka şeyler de yedim de anlatacak pek bir şey yok.  Aslında var Milano’da sergi gezdim güzeldi bir de dün Cenova’da gençlik Orhan Gencebay dinleyip kolbastı yapıyordu. Onun videosu var koyarım bir ara çok garip.

Etiketler , , , , , , , , , , , , , , , , , ,