Küçük Yer Yaşamı

Benim çok sevdiğim bir film türü var. Şimdi aklıma 2-3 örnek geliyor. Mesela Dazed & Confused bu filmlerden birisi. Ya da Clerks, Clerks 2 (3. de yolda). Biraz zorlasam Deer Hunter‘ın ilk yarım saatini alırım yine bu listeye. Yöre filmi, küçük şehir filmi. Genellikle arkadaşlığı anlatan keyifli filmler. Bizim iç sıkıcı taşra filmleri gibi değil ama… Küçük şehirde kendi kendine takılan gençliği anlatan filmler. Bayılırım öyle filmlere.

İşte burada tam öyle bir yaşam var. Arkadaş edindikçe daha bir tanık oluyorum. Mesela akşam 5 oluyor, 6 oluyor işler bitiyor. Biri çalıştığı fabrikadan çıkıyor, öteki çalıştığı kafeyi kilitleyip çıkıyor, diğeri mahalledeki McDonalds’ı kapatıyor, bir başkası işten babannesine uğrayıp yemek yiyip öyle çıkıyor, bir başkası yerel gazetede çalışıyor orada işini bitiyor falan… Akşam da buluşup içip muhabbet ediyorlar. Hafta sonu desen ya bir parti, ya bir futbol turnuvası… Meşgul olacak bir şey buluyorlar kendilerine. Top oynamayan birisi mangal yapıyor, diğeri ufak organizasyon işlerinin peşinde koşuyor falan filan işte… Birlikteler, mutlular. İstanbul’da bizi para karşılığında eğlendirecek çok fazla parti, konser, etkinlik olduğu için böyle şeyleri kendimiz yaratma ihtiyacı duymuyoruz. Burada insanlar kendi eğlencelerini kendileri yaratıyorlar. Sevdim böyle bir yaşamı. Mahalle baskısı olmadan yaşanan lokal hayatlar.

Ayrı bir şeyden bahsedeceğim; Roberto Benigni oturmuş bütün İlahi Komedya’yı insanların önünde okumuş. Birinin evinde gördüm böyle 25 CD yanyana. Çok güzel gözüküyor. İtalyanca’yı iyice öğrenince oturup onu izleyeceğim. Sanırım sık tekrarlanan bir etkinlik bu. Az önce radyoda duyurusunu yaptıklarını duydum. Ya eski kayıtları oynatacaklar ya da adam her yerde okuyor. Bilemedim.

Reklamlar
Etiketler , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

3 thoughts on “Küçük Yer Yaşamı

  1. hakan dedi ki:

    Sen İtalya’ya ne için gittin ki? rapor felan….ben okumaya gittin sanmıştım. Roberto Benigni sanırım ilahi komedyayı “yorumlayarak” mizahi şekilde okuyor olsa gerek. Elimde Dan Brown’un kitabı “cehennem” var, konu Dante’nin “ilahi komedyası” ve anladığım kadarıyla ilahi komedya çok ağır,ağırlıklı olarak tanrı, ölüm ve cehennemle ilgili anormal derecede uzun (12bin dize mi ne?!) bir şiir. (epic şiir miş Dan Brown’un yazdığına göre, ne demekse epic bunun için) Bana darallar getirdi içeriği aslında.

    Neyse, İtalyancayı çok severim, kursuna gitmişliğim ve doğal olarak bir mok anlamayıp unutmuşluğum var ama aklıma getirdin, bir ara müsait olduğumda açıp göz atayım. Fransızlar halt etmişler, en güzel dil bizimkisi, çok kibar, çok nazik bıdıbıdı diye..hadi len! İtalyancanın akıcılığının havası yanında lafı bile olmaz….İtalyanca bu..peeh! 🙂

  2. hakan dedi ki:

    Kolay gelsin o zaman. Güzel yerdir İtalya, sanıyorum senin şimdi bulunduğun küçük yerler dahada güzeldir. Bir kere gittim çok uzuuuuuuuuuuuuuunnn seneler önce, şimdi eşimle beraber bir gün imkanımız olursa, doğrudan Sienna’ya gitmeyi düşünüyoruz, birde Roma’nın dışında küçük bir köy’e. (bir yerde notları olması lazım). Şaka bir yana İtalyanca hakikaten konuşmayınca fena şekilde unutuluyormuş. Tek tek kelimeleri hatırlıyorum ama gramer bitmiş! sahidende bir ara açıp okumakta fayda var, güzel dil vesselam.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: