Tag Archives: bir tane içip çıkacağız

Kadıköy’de Bütün Bilardocuların Kapalı Olduğu Akşam

GoPro kamera aldım ama bisiklete takma aparatlarını falan alamadım o yüzden elimle video çekip duruyorum. Sarhoş olunca titretiyorum, parmağımı vizöre sokuyorum kötü oluyor.

Evden çıkıp bütün gün yürüyüp rakı içip Kadıköy’deki bütün bilardocuların kapalı olduğunu fark ettiğimiz bir akşamı şeyettim. Birazcık uzun oldu 3/4’ünde kesseymişim tadındaymış… İlk videom bu işte. Gezmeli Kadıköy turu.

Reklamlar
Etiketler , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İki Fişşek İki Deli Fişşek – II

(Bir alttaki yazıdan başlayınız. Teşekkürler)

Sabah kalktığım gibi kamp alanına. Akşama kadar gölde çılgın atıyoruz. Kanolarla gölün ortasına kadar gidip orada yüzüyoruz. Gölde yüzmek müthiş. İçme suyunda yüzmek gibi.
Yeni geldiğimde burada güneş 22.00 gibi batıp 22.30 gibi anca karanlık oluyordu ama şimdi daha erkene aldı. Saat 21.30’da Powerslaves (Iron Maiden Tribute Band) konseri var. Sıkıcı çift gelmek istemiyor. Dünkü güzel donutların olduğu yere gidelim diye kandırıp yolda fikir değiştirip konsere sokuyoruz. 17-18 yaşında veletler canavar gibi çalıyorlar. Vokalist sesiyle, hareketleriyle bir küçük bir Bruce Dickinson. Her hareketini birebir taklit ediyor. Konserden sonra sözümüzü tutup donutlı yere gidiyoruz. Tüm donutlar bitmiş 😦
Hani filmlerde çok mutlu şişman ve zenci garson kadın olur ya. Onun zenci değil Güney Amerikalı versiyonu var. Şarap içiyoruz ve çift yine erken terk ediyor. Biz Murat’la başka bir bara gidiyoruz. Hem dünden hem kanodan çok yorgunuz. Birer içki içip çıkacağız.
Barda çok hoş garson kız içkilerimizi getiriyor. İçkilerimiz bitene kadar da yan masadaki herif 3 kere Murat’tan tütün kağıdı istiyor. Sonra arkadaşı artık bir şey istemekten utanmış olmalı ki “Kanka bir sigara ver, ben size birer içki ısmarlayayım.” diyor. “Ne içkisi lan al sigarayı ayıp ettin.” derken içkilerimiz geliyor. Masadan masaya muhabbet ederken masamıza davet ediyoruz, masadaki içki sayısı 8 oluyor (Gelirken hem kendilerine hem bize birer içki daha ısmarladılar). “Valla olmaz bunları ben ödeyeceğim” derken “Sonrakini öde kanka” diyip birer tane daha söylüyorlar. Masada 12 kadehiz…
Onun arkadaşı, bunun dostu derken yine bütün bar bizim masada. Yetmiyor, bar çalışanları da geliyor. Baş barmenle tanışıyorum. Babasının Türkiye aşkını anlatırken masaya kokteyller geliyor. Sonra Ralfi’yle tanışıyorum. Pizzacıymış. “Ben Arnold’ın pizzalarını seviyorum.” diyorum “Sen bok yiyorsun bir ara bana uğra.” diyor. İkimizin de ağzıyla gözü yer değiştirmiş durumda.
Bu arada çok hoş garson da yanımızda. Murat garsona göz koydu ama hareket yok. Kızın İngilizcesi, Murat’ın İtalyancası yetişmiyor bu ilişkiye 😦

Sonra bize bir şeyler anlatıyorlar. Anlayacak halim kalmamış. Pizza mizza diyorlar he diyip geçiyorum. Bekle diyorlar ve ekipten 5 kişi kayboluyor. Yarım saat sonra ellerinde kutu kutu pizzayla dönüyorlar. Ralfi o saatte pişirmiş. Saate bakıyorum 05.00 Biri de bara gidip şişe şişe bira getiriyor. “ROOOLFOOO NOMORO ONO NOMORO ONO” (Ralficiğim, pizaaların on numara beş yıldız yemin ederim) diye bağırıyorum yamuk ağzım pizza ve birayla dolu.

Saat 06.00 dostlarla vedalaşıp Murat’la yürüyoruz. Doğan güne karşı…

Etiketler , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,