Tag Archives: evrim

Kadıköy’de Bütün Bilardocuların Kapalı Olduğu Akşam

GoPro kamera aldım ama bisiklete takma aparatlarını falan alamadım o yüzden elimle video çekip duruyorum. Sarhoş olunca titretiyorum, parmağımı vizöre sokuyorum kötü oluyor.

Evden çıkıp bütün gün yürüyüp rakı içip Kadıköy’deki bütün bilardocuların kapalı olduğunu fark ettiğimiz bir akşamı şeyettim. Birazcık uzun oldu 3/4’ünde kesseymişim tadındaymış… İlk videom bu işte. Gezmeli Kadıköy turu.

Etiketler , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bisiklet Günlükleri II – Millî Oldum

Sık sık biniyorum bisiklete de oturup yazmaya üşeniyorum. Şiarcığım bir oturuşta  saat 05.00’e kadar bütün blogu okumuş. Daha fazla yazmıyorum diye serzenişte bulundu ben de bu dar zamanımda oturayım da bir şeyler karalayayım dedim.

Bisiklete ikinci binişimdeyim, evden çıkmış Çapa’ya Peren’i ziyaret gitmişim. Çapa’dan Gayrettepe, ardından da kendimi okula vurmuşum. Okula kadar bisikletle gitmişim havamdan geçilmiyor. Kimsenin umursadığı yok da benim özgüvenim tavan yapmış. Bu arada şehir içi olsun, şehirler arası olsun bisikletle seyahat eden insanlara daha fazla özenmeli, sırtlarını sıvazlamalı ne kadar müthiş bir şey yaptıklarını sıklıkla dile getirmeliyiz bence. Zira gerçekten zor bir iş beceriyor bu insanlar. Yolda bisikletle yol alan insanları karizmatik ve çekici bulup özenen gözlerle onlara bakmalıyız. Mola verdiklerinde bir şeyler ısmarlasak  bile abartmış olmayız. Desteklemeliyiz. Bir şeyler ısmarlamasak bile dilleri ağızlarının dışında yokuş çıkarlarken onları gördüğümüzde “Bu yaptığın şeyi gerçekten takdir ediyorum dostum. Sen gerçek bir şehir kahramanısın. Bu şehirde seyahat etmek için en doğru yöntemi seçmişsin. Keşke ben de senin kadar cesur olsaydım.” diyip arkalarında olduğumuzu dile getirmeliyiz. Benim düşüncelerim bu yönde yani.

Ha bir de araba kullanan bir insansak onları ekstra gözetmeli, yol vermeli, çarpmamak için daha fazla çaba göstermeliyiz. Sağa çekmiş arabamızın kapısını açmadan hemen önce arkadan gelen bir bisikletli ya da motorsikletli var mı diye göz atmalıyız. Yaşadığım en büyük tehlikeyi bu kapı açmalar yüzünden yaşıyorum.

Ben özgüvenim tavan vaziyette okula gitmişim, okulda işlerimi bitirmiş ve Evrim’le buluşmak için Beşiktaş’a iniyorum. Balmumcu’ya kadar hep kafamda Balmumcu’dan sonraki müthiş yokuş var. Ha bu arada unutmadan;

Bisiklete binerken mırıldanması en keyifli şarkılar:

Önceki günün sele ve bacak ağrısıyla pedal basarken: Pearl Jam – Just Breath

Düz yolda daha sıkı basıp hız arttırmak istediğimde: John Lurie – Shark Drive

Otoyolda bağırarak söylemelik: Ajda Pekkan – Sardı Korkular

Balmumcu’yu geçmiş yokuş aşağı yardırıyorum. Nasıl gazım anlatamam, dimdik yokuş olması yetmiyormuş gibi vitesi de fullemişim görmemiş gibi pedal basıyorum. Tüm arabaları arkamda bir kırmızı ışıkta bırakmışım, önümde en az 100 metre boyunca da araba yok. Bomboş yolda yardırır iken olan oldu. Yolculara kırmızı ışık yanmasına rağmen ben yaşlarda gerizekalı bir kadın yola çıktı ben heyecanla iki frene birden asıldım, sola kırıp önünden geçebilirdim belki ama karşıma bir şey fırlayınca tek refleksimle iki frene birden asıldım bir yandan tüm hızımla yavaşlıyor, bir yandan da çarpmamak için dua ediyordum. Bu arada gerizekalı kadının hiçbir şeyden haberi bile yoktu. Benim için 2,5 yıl gibi geçen 1. saniye sonlandığında yürüyen kadının sağından ama çok çok yakınından geçmiş bulundum. Kadının yanından geçerken saçlarını havalandırmış olmalıyım ama o hâlâ hiçbir şeyin farkında değildi. Bu arada frenlere asılmaya devam ediyordum ve bisikletim arka tekerinden şaha kalktı.

Kalktı kalktı kalktı ve beni üzerinden attı. Bisikletimin üzerinden balıklama atladım ve azcık hasarla yere düştüm. Bu arada bisikletim de düşünce ses çıkartınca kadın ilk kez farkıma vardı. Farkıma varınca da şöyle bir arkasına baktı ve beni yerde bırakıp yürümeye devam etti. Bu arada bir liseli koşup beni yerden kaldırdı, bisikletimi kaldırıp bana verdi. Uzaklardan insanlar falan koştu ama ben iyiydim. Zincirimi takıp, teşekkürümü edip Barbaros’tan inmeye devam ettim.

Peki neden millî oldum? Bisikletçi dediğin Barbaros Bulvarı’nda bir kere düşecek. Bisikletçi dünyasında Barbaros’tan düşmeyene kız vermezler, adam yerine koymazlar. İkinci günümde Barbaros’tan düştüm artık daha bir bisikletçiyim.

Teşekkürler

Etiketler , , , , , , , , , , , , , , , , , ,