Tag Archives: kumar

Yavru Vatan Denen Paralel Evren I – Kıbrıs’ta Bir Oda

Hindistan’da bir ay kendimi aramış aramış bulamamıştım. Bir insanın Hindistan’a gidince kendini bulması gerekmez miydi? Hindistan bu işe yaramıyor muydu? Bilmiyorum ben bulamadım. Boğaç, Su ve Cengiz de bulmuş gibi gelmedi bana. Gerçi Boğaç kendini 13 yaşında falan bulmuş olmalı. Ergenliğinden beri bilge bir adam resmen.

Kendimi bulamayıp pasaportumu kaybettim. Okul başlayalı iki üç hafta olmuştu. İyisi mi döneyim dedim. Kendimi biraz da Merter’de, Maslak’ta, Kadıköy’de falan ararım. Döndüm, aradım bir sonuç yok. Arayışlarımı yazma gereği duymadım zaten bu blogu okuyan adam da ya Taksim’de arıyordur kendini ya facebookta ne farkımız var dedim yazmadım… Okuması sıkıcı olurdu muhtemelen. Zaten sıkıcı bir insanım ne yazacağım: “Bugün İstanbul’da yağmur yağıyordu, dif çalıştım, barda bir turist kıza biraz yazdım ama arkadaşlarıyla çok eğleniyordu yüz vermedi, eve döndüm uyudum.” Hem İstanbul’da dikkat dağıtan çok etken var yazmak zor oluyor. Zordan da ölümüne korkan bir insanım zaten. Zor dedin mi beni sayma hacı kaçarım…

Şimdi Kıbrıs’tayım, Lefkoşe’de bir odada ucuz rom içiyoruz. Ucuz dediysem Havana Club ama şişesi 10 Avro. Mark The Hoople’dan All The Young Dudes çalıyor. Karşımda Özer ve Selin flörtleşiyorlar. Bir gün dostlarla dolu bir yerde kadehlerimizi sağdan sola sallarken bir marş gibi hep bir ağızdan bu şarkıyı söylemek istiyorum. Belki kendimi orada bulurum.

Bir gün Özer’le sabaha karşı Fulya’da bir bankta oturuyorduk. Çok işlevsiz bir bank. Sokakta kaldırıma konmuş bir banka kim oturur ki? Bankın arkasında müthiş manzara var ama biz ters oturmadığımız için düz bir yokuşla yüz yüzeyiz. Sarhoş sarhoş yokuşa bakarken Özer dedi ki “Kıbrıs’a gidelim mi?” olur dedim. Ertesi gün Özer’e üç tane ucuz bilet önerisi yolladım. “Hacı ben öylesine sormuştum.” dedi. Sonra birini seçtik ben annemin kartından biletleri aldım. Kendimi biraz da Kıbrıs’ta arayayım ne olacak?

Özer’le tanıştığımızda 40 Ambar adındaki kitapçıdaydım. Sahibi Nurtap’la muhabbete dalmıştık. Sonra Özer ve birkaç kişi daha geldi. Muhabbet derinleşti, sonra ben kaçtım. Birkaç karşılaşma sonrası kankaya bağladık. 31 Ağustos gecesi hem Boğaç’ı İspanya’ya uğurluyoruz hem biz gidiyoruz. Gece Kadıköy’de veda partisi ardından 03 civarı Boğaç Yeşilköy’e biz Sabiha Gökçen’e yollanıyoruz. Sabiha Gökçen’de fakir gibi köşeye geçmiş uyuyorum. Sabah 05’te Özer dürtüyor, uyanıyorum ve uçuyoruz.

Kıbrıs’ta yapılacaklar:

Sözüm var Kıbrıs’ı yakacağım, kendimi arayacağım, Özer’e sahip çıkacağım, ucuz içki içeceğim, Hellim yiyeceğim.

Reklamlar
Etiketler , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,