Tag Archives: park

Kadıköy’de Bütün Bilardocuların Kapalı Olduğu Akşam

GoPro kamera aldım ama bisiklete takma aparatlarını falan alamadım o yüzden elimle video çekip duruyorum. Sarhoş olunca titretiyorum, parmağımı vizöre sokuyorum kötü oluyor.

Evden çıkıp bütün gün yürüyüp rakı içip Kadıköy’deki bütün bilardocuların kapalı olduğunu fark ettiğimiz bir akşamı şeyettim. Birazcık uzun oldu 3/4’ünde kesseymişim tadındaymış… İlk videom bu işte. Gezmeli Kadıköy turu.

Reklamlar
Etiketler , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Baydik galiba İran’dan biraz. Hani iyi hos da 1.5 haftadan sonra cok cekilmiyor valla. Onumuzde iki sehir ve bes gun daha var ama artik herkes buranin tadini cikartmaktansa 2’sini bekler oldu. Tabii baymamiz biraz da simarikliktan. 2’sinde eve donecek olsak tirim tirim kacardik ama 2’sinde Hindistan olunca hepimiz ona konsantre olduk.
Isfehan bayagi guzel sehir. “Iran, parkların ve havuzlarin diyari.” cumlesini dogrulayabildigim tek sehir Isfehan. Butun sehir koca koca parklarla dolu. Ayrica Isfehan turiste bayılan bir sehir. Her an rockstar kivaminda yuruyoruz. Goren herkes bir hello-good bye patlatiyor. Anneler Ingilizce bilen kizlarini yanimiza yollayip konusturtuyor falan. Bunun haricinde Isfehan gordugumuz diger Iran sehirlerine gore tertemiz bir havaya sahip. Mesela Tahran’in karbonmonoksit ortalamasi Mecidiyekoy’deki viyadugun altindaki yol kadarken Isfehan tertemiz boyle doya doya nefes aliyor insan.
Ha bir de Farscayi bayagi soktuk. Pazarlik yapabiliyoruz mesela. Dun aksam bizi kaziklamaya calisan bir lokantada yari Farsca yari vucut dili 15 dakika kavga ettik. Zaten hello-good bye ceken turist severler de genellikle daha fazla İngilizce bilmiyorlar. Oturup yine yari Farsça yari vucut dili muhabbet ediyoruz. Cengiz zaten Kürtçe’den antrenmanli biz de yek du se car falan baslayip devam ettirdik. Dun Isfehan’in Imam Meydani’nda (Kizil Meydan’in iki kati devasa bir sosyal alan cok guzel bir yer.) bize cay ikram eden 27 kisilik aile ekibiyle 3 saat falan oturduk muhabbet ettik.
Isfehan’in gordugumuz diger Iran sehirlerinden bir farki da gece hayati olmasi. Tahran’da Tebriz’de falan saat 10’dan sonra canli bulamazken Isfehan’da gece 1’e kadar coluk cocuk herkes Imam Meydani’nda takiliyorlar. Evlerden piknik tupu cay geliyor, sabaha kadar hosbes.
Ha en onemlisini unutuyordum. Isfehan’dan bahsedip Emir Kebir Hostel’den bahsetmemek olmaz. Kucucuk hostelin sirin bir avlusu var. Bizim gibi sırtçantalı tiplerin tek durağı burasi imis. Avluda dunyanin obur ucundan Isfehan’a gelmis baska delilerle tanisilir, buraya kadar gezilmis yerler konusulur, gelecek planlari hakkinda fikirler verilir vs. Ucuzcadir kelle basi 10.000 tumen (10$) yatak ve kahvaltiya verilir. Iste bu hostelde 5 kisilik odalar vardir ve bildiginiz gibi biz 4 kisiyiz. 5 kisilik odaya 4’umuz yerlestikten 1 saat sonra odamiza bir besinci geldigini ogrendik. Gittim tanistim bildigin Türk. Marmara Universitesi’nde okuyor, simdi Pakistan sinirindan gecmis olmali. Benim yapmak isteyip yapamadigim seyahati yesil pasaportuyla yapiyor. Belki Hindistan’da karsilasiriz. Hostelde karsilastigimiz diger onemli tipler ise Hollanda’dan Tacikistan’a bisikletle seyahat eden iki Hollandali. Bogac’la uzun zamandir yapmak istedigimiz bisiklet seyahati yine kalbimizi pirpir ettiriyor. Sorularimizla boguyoruz ama tatli tatli her seyi cevapliyorlar.
Isfehan bayagi guzel sehir ama valla Iran baydi yani. Simdi buradan Yezd, Yezd’den Siraz sonra ver elini Hindistan.
Etiketler , , , , , , , , , , , , , , , ,

fc Hindistan Konsolosluğunda

 

Konsolosluklardan nefret ediyorum. Hindistan olmasına rağmen bu konsolosluk bile adama böcek gibi hissettiriyor. “Tamam kasmışsın da biz bunu gayet keyfi olarak kabul etmeyebiliriz.” mesajı veriyor. Konsolosluk çok fena ya. Her an köyden gelen İlyas Salman’ın devlet dairesindeki durumundasın. Ellerin önünde birleşmiş, bir şapka tutuyorlar. Kafa hafifçe eğilmiş “İşim görülürse de köpeğinizim görülmese de köpeğinizim.” diyen bakışların var. Karşımdaki televizyonda dünyanın en sıkıcı Incredible India videosu var. Pakistanlılar yapmış olmalı bu videoyu. Ya da ülkeye kimsenin girmesini istemeyen iç mihraklar. Tabii ya bütün problemi dış güçlerde aramamalı.

Ben bu düşünceler arasında dolaşırken elimdeki kağıtta yazan numaranın karşıdaki led ekranda yandığını gördüm. Pıtır pıtır küçük adımlarla seke seke ekranın altındaki kadına gittim. Şirin bir kadın. Ben de bütün şirinliğimle günaydın dedim. “Fevzi Bey dedi pasaportunuzun yalnızca ilk sayfasının mı fotokopisini çektirdiniz?” Kadın öyle söylerken altyazıda “Mal mısın? Hiç mi çalışmıyor kafan? Napalım biz bu sayfayı. Fotoğrafın ve doğum tarihine gerçekten çok ihtiyacımız vardı. Bravo!” yazıyordu. Kem küm derken aşağı fırladım. Pasaporttaki tüm sayfaları çektirip geri koştum. İki girişli vize vericez dedi aynı kadın. Deminki İlyas Salman pozunu aldım. “BizşimdiSriLanka’yadagidicezamabizimgideceğimizferibotunsitesinegirdimben bengirdimositeyeordabookinglinkivaramaçalışmıyor. Oolsavallabookederdimamayoksizüçgirişliversenizbıdıbıdıbıdıbıdıbıbdıdbı” Kadın arkasını döndü arkada taşaklı konsolos amca var. Arkadan kaşlar kalktı. Ben İlyas Salman’ın daha da küçüldüğü pozisyona girip aynı şeyleri o dayıya İngilizce tekrarlarken konsolos arkadaş “She’s right.” dedi. Neyse eyvallah diyip kaçtım.

Saat 5. Vizeyi almaya tekrar gittim. Elif’le buluştuk, parkta oturuyoruz. Bir çıktım sıra alt kata kadar uzamış. İçimden bir ses bişey kesin yanlış gidecek sıçtın diyor. Sıra bana geldi. Sempatik abla beni tanıdı “Fevzi bey buyrun.” diye uzattı pasaportu. Gözlerim ^^ şeklini aldı. Tıpır tıpır dışarı çıktım.

Etiketler , , , , , , , , , , , , , , , ,